EDREMİT İLÇESİNDE, GELENEK, GÖRENEK VE DÜĞÜN KADIN-ERKEK KIYAFETLER
Edremit'te kıyafetler, çok eskilere gidilse dahi pek çok farklılıklar görülmez. Çünkü ilçe merkezi ilin bir parçası gibi ve çağdaş. Devamlı sabit kıyafetlere bağlı kalınmamıştır. Zamanın kumaşlarından
esinlenerek kıyafetleri seçmişlerdir. Başlangıçta, kumaş olarak; kadife, pazen, basma, dübet, kabardin, çuha v.b. kumaşlar ve el dokumalarından, kazak, süvater, ceket, yelek, çorap, eldiven, başlık, atkı
v.b. keten ipekte yaygındı. Kadınlarda moda; etekler geniş, belden büzgülü, yaşlı kadınlarda kuşak dedikleri bel kemeri vardı. Gerektiğinde bel alanı kısılırdı. Yaşlılar bu entarinin önünün kirlenmemesi ve önlüğün bir
file işi görmesi için önlerine sürekli önlük giyerlerdi. Gençlerde entarinin altına etekleri iplikle işlenmiş, şifon giyerlerdi. Bu üsten askılı olurdu. Elbise üstüne işlemeli yelek giyilir. Bunun üzeri
dantel ipliği ile işlenirdi. Yaşlı bayanlar yazma, gençler tülbent (leçek) takarlardı. Gençlerde şipik denilen tabü deriden yapılmış yemeni (üstü, arkası açık), ihtiyarlar bunun kapalısını giyerlerdi. Erkekler ise;
papuç denilen altı kösele üstü deri, arkasında çekecek yerine bir kuyruk konurdu ki çekeceğe gerek duyulmasın, böyle bir ayakkabı giyerler. Giysilerde de kılçıklı palto, üsten geniş, alttan dar şalvar. Haki palto v.b. Takılar ise, boyama, reşat beşbirlik (Tam altının birkaç misli büyüğü). Hab (bilye şeklinde kolye), kulplu altın paralar olup. Bele gümüş kemerler takılırmış. EDREMİT'TE DÜĞÜN Evlenme yaşı askerlikten sonra başlar. Evlenme isteği taşıyan erkek; evinde isyankardır. Uykudan geç kalkar, Dışardan eve geç döner. Hareketleri kasıtlıdır. Kız ise; tabak kırar, nazlanır. Bu
ise hazır olduğunu kanıtlamak için yüzünü bazan sarar. Genç görünce kaçar. Evlenme çağına geldiğini ifadeye çalışır. Şimdi ise çağımızda anne, babaya bu istek rahatlıkla anlatılabilmektedir.
Evlenme, çeşitli safhalarda olur. l. Evlenme isteği önce evde başlar.
2. Kız isteme (Görücülük): Geçmişte, erkek kızı uzaktan, ya da yakından görmüştür. Fazla yaklaşmaz. Kan kopar (oysa bugün aracıya, izlemeye gerek kalmadan yürütülmekte). Ancak evlenecek erkeğin anesi,
ablası veya yakınları bir aracı vasıtası, ile, kız evine haber verir, giderler. Kızın hareketleri izlenir. Kızın isteği yoksa görünmez. Varsa hamarat çalışmasını ortaya koyar. 3. Ağız Arama: Erkek tarafı,
hatırı sayılan birini kız babasına veya yetkilisine gönderir. Cevap alınır. 4. Kız isteme: Oğlanın anne, babası, yakınları kız evine belirledikleri tarihte giderler. Kıza hoş-beşten sonra susarlar.
İçlerinden sözcü kişi konuyu açar. Hiç sormuyorsunuz bu insanların burada işi ne? Neye gelmişler"? Diye. Karşı taraf: Hoş geldiniz. Safalar getirdiniz. Evimiz dostlara açıktır. Sözcü kişi devamla: biz Allah'ın
emri, peygamberin kavliyle "A" beyin kızı "S" yi, "B" efendinin oğlu "H"na istemeğe geldik. Kız tarafı "Allah kader etmişse bizim söyleyeceğimiz yok" denir.
Bu arada: çaylar, kahveler içilir. Söz şekeri dağıtılır. Bunlar yapılırken önceden gizlice kararlaştırılan şartlar, laf olsun diye abartılarak tekrar edilir. Süt hakkı, başlık, hediye anlamında (halet) v.b. Zamanımızda
bu şartlar kalkmış. Yerini müstakil ev, araba, almıştır.
Yapılışı: Al boya, şeker ve su. Şerbet gününden önce kız evine bir sandık (torba, şeker yoktu) şeker gönderilir. Şerbet kız evinde hazırlanır şerbet gününe çağrılanlar, def, davul eşliğinde oynanır,
şarkılar, dizeler okunur. Şerbet su bardaklarında içilir. Şerbet dağıtanlar şişelerin çalınmasına dikkat ederler. Çalınan bardak, kız evinden ayrılırken gösterilir. Bazen kırılır. Bazen oğlan evine götürülür. Bu bardak
uğur sayılır. Nişan ve Düğün:Şerbet günü nişan ve düğünün günü kararlaştırılır. Erkek tarafı gelin için alacağı elbise takı, kundura, iç çamaşır v.b. alınır. Tabak adı altında düğünden iki gün önce bir
sandığa konur. At, araba (kağnı) üzerinde özene, bezene 8-10 kişi ile götürülür, kız evine, kız evi gönderilenleri gelenlere açıp gösterir. Düğün: Tabağı görme süresi bitince, birinci gün kına gecesidir.
Düğün başlamıştır. Oğlan evinde şenlik var.. Yemekler hazırlanır. (Köfteli düğün çorbası, pilav, etli beyaz fasulye, baklava, tandır ekmeği, peynir).Gına gecesinin önceki gündüzü gelin hamamdan çıkarılıp
evine götürülür. Gece düğüne davetliler oğlan evinde toplanır kız evine kına yakmağa gidilir. Buna (basalya) denir. Gece baskını manasınada gelir. Bayanlar kına hazırlar gelinin avucuna altın konur, kına konur ve
bağlanır. Oyunlar oynanır, şarkılar okunur. Sabah düğündür. Oğlan, erkekler tarafından hamamdan alınıp, evine getirilir. Erkekler tarafından, kocası (sadoş) damadın koruyucusu, yanından ayrılmaz. Damadın şaka ile
herhangi bir eşyası çalınırsa sağdoş, ayıplanır. Sıra gelini almağa gelir. Erkekli, bayanlı, gelini evinden almağa gidilir. Evin yakınlık ve uzaklığına göre yaya, at, araba ile gidilir. Atlar düğün önünde bir ileri, bir
gerik goşturulur. Gelin at üzerinde iki yanından tutularak korunur. Gelin baba evinden alınırken kapıda, ya da kızın Özel sandığı başında oturan bahşiş alır sonra geçiş verir. Gelin kapıdan ayrılınca ağlayanlar, kova
ile su teklif edilir. Gözlerini silmeleri için keven önerilir. Latife olsun diye ve tekerlemeler dizilip.
Al almağa gelmişiz Şal almağa gelmişiz Biz oğlan bacısıyız. Kız almağa gelmişiz denir.
Devamla, biz aldık kızınızı, eşleriniz yalasın üzünüzü denir ve uzaklaşılır. Ağlayan geline karşılık "Hi, hi! Ederem, at getirin giderem. Kınamayın igitler bu bir oyundur ederim. Tekerlemeler gülerek ifade edilir,
Oğlan evine yaklaşılınca atlılar atları koşturur. Düğün evine ilk gelen atın boynuna eşarp takılır. Buna "yüzyastığı" denir. Gelin içeriye alınırken başına; çerez çeşitleri karıştırılmış bozuk
paralar dökülür. Sağ ayak atarak içeri girmesi sağlanır. Dökülen çereze, "murat çerezi" denir. Herkes almağa çalışır. Kurban kesenler de olur. Gelinin sağ ayağı kana batırılır. Gelin bayanlar arasında ortaya
alınır, oturtulur. Kucağına erkek çocuk konur. Erkek çocuğu olsun diye (Bu seyirden sonra damat hamamdan alınır. Bundan önce anlatılmıştı). Bayanlar oynarlarken damat traş olunur. Berbere davulcuya bahşiş
toplanır. Damat bir süre araya alınıp oynanır. Daha sonra önce erkekler, sonra bayanlara yemek ikram edilir. Yemekten sonra davetliler düğün sahibine uğurlu dilekleri ile ayrılırlar. Sadece damadın
yakınları kalır. Akşam olur, damada abdest aldırılır. Yatsı namazından sonra gelinin odasına "gerdek odası" alınmak üzere kapıya götürülür. İçeri verilirken sırtına bir iki yumruk vurulur. Gelinin
Hocası "yenge" gelinin yanından ayrılır. İçeri girerken gelin ayağı kalkar, damat iki rekat namaz kılar. Gelinin yüzünü "duvak" açarken birbirlerinin ayağına basmağa çalışırlar. Galip
gelen evde söz sahibi bilinir.
|